Skip to main content

Bilişim Dergi Geri Dönüyor !

İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümün öğrencilerinin ve  İ.Ü Bilgisayar Mühendisliği Bilgisayar Kulübü’nün desteğiyle 2008 yılında yayın hayatına başlayan ve geçen yıla kadar başarılı bir şekilde yürüyen  Bilişim Dergi   yaşadığı bir takım şansızlıkların ardından yayın hayatına yeniden başlıyor.

Bilişim Dergi  ortaya çıktığında ben henüz daha İstanbul Üniversitesi öğrencisi değildim, ama o zamanlarda dergiyi takip etme fırsatı buldum. Özellikle 2009 yılında Bilişim Dergi her ay aralıksız mükemmel sayılar yayınlıyordu bizde kendilerini internet ortamından takip ediyorduk.  2011 yılına kadar bir şekilde sayı çıkartmayı başaran dergi ondan sonra bir durgunluk dönemine girmişti ki  bu durumu farkeden bir kaç arkadaşımız harekete geçtiler. Ve  Bilişim Dergi’nin tekrar yayın hayatına başlamasına karar verildi.

Bilişim Dergi’nin  gerekli bir proje olduğunu , bölümün hareketliliği ve sinerjisine katkı sağlayacağını her platformda savunuyordum. Geçen yıldan beri  ne zaman Bilişim Dergi aklıma gelse dergini editörlüğünü yapan Ercan Zengin‘ e   yakınıyordum. Dergi için bir atak yapılması gerekiyordu , ve bu atağın içinde yer almak istiyordum .  İşte ben bu duygularla yeni eğitim öğretim  dönemine başlarken bölümden bir iki arkadaşımızın bu konu üzerinde çalıştıklarını duydum.  Bir toplantı ayarlandı ve Ercan Zengin  anlattı biz dinledik.  Toplantıda  bir takım kararlar alındı, nasıl bir Bilişim Dergi profilinin olacağı belirlendi,  özellikle bölüme yeni gelen arkadaşların bu konuya heveslendirilmesi için neler yapılabileceğinden bahsettik. Çünkü önemli olan şimdiyi kurtarmak değildi. Nitekim Bilişim Dergi zaten  zamanında oldukça başarılı olmustu, ama dergiyi çıkaran arkadaşlar özellikle okulda son yıllarına girdiklerinde yeterli vakit ayıramadılar. Muhtemelen  bizde ayıramayacağız işte bu yüzden arkamızdan gelenlerin bu konu hakkında hevesli olmaları, ve bu işin önemini kavramaları gerekiyor. Bu konuda yapılması gerekenler hakkında konuştuk.

Devamını Oku

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Algoritma Analizi Belası Üzerine

Bir mühendis ile tekniker arasında ki ince çizgiyi ayıran bir ders gösterin deseler , kendi alanım için kesinlikle ilk olarak söyleyeceğim ders Algoritma Analizi (Algoritm Analysis) olur.  Bu dönem aldığım 9 dersten sadece biri , ve nedense beni en çok korkutan derste bu ders. Bunda birazcıkta bölümün  derslerin verildiği dönemleri  değiştirmesininde etkisi var. Daha önceleri 4. sınıf dersi olarak verilen bu ders dönem 3. sınıf dersi olarak verilmekte.  Fakat bu dersi almadan önce alınması gereken ders olan Veri Yapıları dersini de biz bu dönem aliyoruz. Sıkıntıda burada başliyor. Daha arama algoritması nedir, sıralama algoritması nedir bilmeyen öğrenci bu öğrenmediği şeyleri analiz etmeye kalkınca ortalık karışıyor.  Üstelik derste  %100  İngilizce olarak verilince pek bir şey anlaşılmıyor.  Hocamız da yabancı olduğu için  anlayamadığımız yerlerin Türkçe açıklamasını da  alamıyoruz doğal olarak.  🙂

Böylesine önemli bir dersin İngilizce olarak verilmesine karşıyım. Aslına bakarsanız bu tip zorunlu derslerin İngilizce olarak verilmesine karşıyım. Ülkemizde gerek hazırlık sınıflarında olsun, gerekse İlköğretimden itibaren gördüğümüz  İngilizce derslerinde olsun verilen eğitimin kalitesi tartışılır. Tabi ki çok iyi şekilde bu eğitimi veren yerlerde vardır ama istisnalar kaideyi bozmaz.  Bizim okulumuzun hazırlık eğitimi malesef bu istisnalar bölümüne girmiyor.  Yeterli İngilizce donanımına sahip olmayan öğrenci bu tip derslerde çok zorlanıyor. Çoğu hocamız Türk olduğu için ders ingilizce dahi anlatılsa anlamadığımız yerler Türkçe olarak kısaca anlatılıyor  ama Algoritma analizi için bu geçerli değil.  Bu dönem dersi açan Savio Tse  dersi her ne kadar iyi anlatsa da dersi alan öğrencilerin bir coğu ( ki buna bende dahil ) anlatılanları anlamakta güçlük çekiyoruz. Gerek İngilizcemizin yetersizliği olsun, gerekse bir coğumuzun Veri Yapıları dersini henüz daha yeni alıyor oluşundan olsun sıkıntılar mevcut.  Kısacası zor bir dönemin en zor dersi olarak göze çarpan Algortima Analizi o kadar çok   korkuttu ki beni gördüğünüz gibi bloguma konu dahi olabiliyor.   Bu konuda yardımıma koşan tek kaynak  M.I.T’nin  Algoritma Analizi dersini Tükrçe’ye çeviren AçıkDers.Org sitesi sanırım.

Ne diyelim , Allah yardımcımız olsun.

 

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Java Programalama : Gülen Smiley

Bugün sizlere eğlenceli bir o kadarda öğretici bir uygulama paylaşmak istiyorum.  Bildiğiniz gibi Java  uçsuz bucaksız bir deniz. İstediğiniz herşeye bir çözüm bulmak Java’da mümkün. Fakat bu sonsuzluk Java’yı öğrenmeyi zorlaştırmıyorda değil. Standart Java öğrenerek Java biliyorum  diye ortada gezinen o kadarda çok insan varki. Okullarda bize öğretilen sadece Standart Java ve Nesneye Yönelik Programlama  kavramı malesef. Gerisini getirmek bize kalıyor. Java biliyorum demek için Standart Java öğrendikten sonra çok şey daha öğrenmek gerektiğini düşünüyorum ve bunun içinde çalişmalarıma devam ediyorum 🙂  Takip ettiğim kitapların bir tanesinde bölüm sonu uygulaması olarak  yapılması istenen bir soruyu paylaşmak istiyorum.

Uygulamada Java grafik arayüzünü (GUI)  kullanarak bizde bir gülen smiley yapılması isteniyor.  Tam olarak aşağıda ki fotoğrafa benzer bir çıktı üretilmemiz isteniyor.


Devamını Oku

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS