Skip to main content

Asp.Net Kişisel Blog Projesi Kaynak Kodları

Merhabalar ;

Projelerle dolu yorucu bir  eğitim öğretim yılının ardından  sınav döneminin de neredeyse sonuna geldiğimize göre sanırım bloguma daha fazla vakit ayırabilirim.

2012-2013 Bahar döneminde  Web Programlama adıyla  İstanbul Ünivesitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden aldığımız derste  değerli hocamız Yrd. Doçent Doktor Selçuk Sevgen tarafından  Asp.Net projesi yapmamız istendi.   İlerde bir takım halinde çalışacağımız da düşünülerek bir takım oluşturmamız ve projeyi birlikte yapmamız istendi.

Proje olarak  Asp.net alt yapısını kullanarak basit bir Kişisel Blog sitesi yapmayı seçtik. Grup 3 kişiden oluştu  Ömer Özdemir , İlyas Yılmaz ve bendenizden oluştu.

Bu kişisel Web Sitesi kodlanırken temel özellikler baz alındı. Teknoloji olarak Asp.Net   ve Microsoft Acces  veri tabanı alt yapısı kullanıldı. Aşağıdaki bir takım özelliklere  sahip .

  • Admin Girişi
  • User Girişi
  • Konu Ekleme , Silme , Güncelleme
  • Kategori Ekleme, Silme
  • Kullanıcı girişi yaparak konu altına yorum yazma .
  • Admin girişiyle yorumları düzenleme , silme , güncelleme
  • Yeni Üye Kaydı

gibi temel işlemlere cevap verebilmektedir.

Devamını Oku

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Devreler Ve Sistemler Ders Notları

İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünde Yrd. Doç Dr. Fatih Keleş tarafından verilen dersin notlarıdır. Ders daha  önceki dönemlerde Circuit Theory adıyla verilmiştir. 2012-2013 eğitim döneminde  yapılan  müfredat güncellemesinden sonra  dersin içeriğinde bir takım değişiklikler meydana gelmiştir. Notlar aşağıdaki konuları kapsar.

Devamını Oku

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Bilişim Dergi Geri Dönüyor !

İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümün öğrencilerinin ve  İ.Ü Bilgisayar Mühendisliği Bilgisayar Kulübü’nün desteğiyle 2008 yılında yayın hayatına başlayan ve geçen yıla kadar başarılı bir şekilde yürüyen  Bilişim Dergi   yaşadığı bir takım şansızlıkların ardından yayın hayatına yeniden başlıyor.

Bilişim Dergi  ortaya çıktığında ben henüz daha İstanbul Üniversitesi öğrencisi değildim, ama o zamanlarda dergiyi takip etme fırsatı buldum. Özellikle 2009 yılında Bilişim Dergi her ay aralıksız mükemmel sayılar yayınlıyordu bizde kendilerini internet ortamından takip ediyorduk.  2011 yılına kadar bir şekilde sayı çıkartmayı başaran dergi ondan sonra bir durgunluk dönemine girmişti ki  bu durumu farkeden bir kaç arkadaşımız harekete geçtiler. Ve  Bilişim Dergi’nin tekrar yayın hayatına başlamasına karar verildi.

Bilişim Dergi’nin  gerekli bir proje olduğunu , bölümün hareketliliği ve sinerjisine katkı sağlayacağını her platformda savunuyordum. Geçen yıldan beri  ne zaman Bilişim Dergi aklıma gelse dergini editörlüğünü yapan Ercan Zengin‘ e   yakınıyordum. Dergi için bir atak yapılması gerekiyordu , ve bu atağın içinde yer almak istiyordum .  İşte ben bu duygularla yeni eğitim öğretim  dönemine başlarken bölümden bir iki arkadaşımızın bu konu üzerinde çalıştıklarını duydum.  Bir toplantı ayarlandı ve Ercan Zengin  anlattı biz dinledik.  Toplantıda  bir takım kararlar alındı, nasıl bir Bilişim Dergi profilinin olacağı belirlendi,  özellikle bölüme yeni gelen arkadaşların bu konuya heveslendirilmesi için neler yapılabileceğinden bahsettik. Çünkü önemli olan şimdiyi kurtarmak değildi. Nitekim Bilişim Dergi zaten  zamanında oldukça başarılı olmustu, ama dergiyi çıkaran arkadaşlar özellikle okulda son yıllarına girdiklerinde yeterli vakit ayıramadılar. Muhtemelen  bizde ayıramayacağız işte bu yüzden arkamızdan gelenlerin bu konu hakkında hevesli olmaları, ve bu işin önemini kavramaları gerekiyor. Bu konuda yapılması gerekenler hakkında konuştuk.

Devamını Oku

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Algoritma Analizi Belası Üzerine

Bir mühendis ile tekniker arasında ki ince çizgiyi ayıran bir ders gösterin deseler , kendi alanım için kesinlikle ilk olarak söyleyeceğim ders Algoritma Analizi (Algoritm Analysis) olur.  Bu dönem aldığım 9 dersten sadece biri , ve nedense beni en çok korkutan derste bu ders. Bunda birazcıkta bölümün  derslerin verildiği dönemleri  değiştirmesininde etkisi var. Daha önceleri 4. sınıf dersi olarak verilen bu ders dönem 3. sınıf dersi olarak verilmekte.  Fakat bu dersi almadan önce alınması gereken ders olan Veri Yapıları dersini de biz bu dönem aliyoruz. Sıkıntıda burada başliyor. Daha arama algoritması nedir, sıralama algoritması nedir bilmeyen öğrenci bu öğrenmediği şeyleri analiz etmeye kalkınca ortalık karışıyor.  Üstelik derste  %100  İngilizce olarak verilince pek bir şey anlaşılmıyor.  Hocamız da yabancı olduğu için  anlayamadığımız yerlerin Türkçe açıklamasını da  alamıyoruz doğal olarak.  🙂

Böylesine önemli bir dersin İngilizce olarak verilmesine karşıyım. Aslına bakarsanız bu tip zorunlu derslerin İngilizce olarak verilmesine karşıyım. Ülkemizde gerek hazırlık sınıflarında olsun, gerekse İlköğretimden itibaren gördüğümüz  İngilizce derslerinde olsun verilen eğitimin kalitesi tartışılır. Tabi ki çok iyi şekilde bu eğitimi veren yerlerde vardır ama istisnalar kaideyi bozmaz.  Bizim okulumuzun hazırlık eğitimi malesef bu istisnalar bölümüne girmiyor.  Yeterli İngilizce donanımına sahip olmayan öğrenci bu tip derslerde çok zorlanıyor. Çoğu hocamız Türk olduğu için ders ingilizce dahi anlatılsa anlamadığımız yerler Türkçe olarak kısaca anlatılıyor  ama Algoritma analizi için bu geçerli değil.  Bu dönem dersi açan Savio Tse  dersi her ne kadar iyi anlatsa da dersi alan öğrencilerin bir coğu ( ki buna bende dahil ) anlatılanları anlamakta güçlük çekiyoruz. Gerek İngilizcemizin yetersizliği olsun, gerekse bir coğumuzun Veri Yapıları dersini henüz daha yeni alıyor oluşundan olsun sıkıntılar mevcut.  Kısacası zor bir dönemin en zor dersi olarak göze çarpan Algortima Analizi o kadar çok   korkuttu ki beni gördüğünüz gibi bloguma konu dahi olabiliyor.   Bu konuda yardımıma koşan tek kaynak  M.I.T’nin  Algoritma Analizi dersini Tükrçe’ye çeviren AçıkDers.Org sitesi sanırım.

Ne diyelim , Allah yardımcımız olsun.

 

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Bilgisayar Mühendisleri Odası Nasıl Bir Katkı Sağlayacak

Bir meslek düşünün onlarca yıldır ülkenin en çok istenilen , en çok hayali kurulan  , üniversitelerimizin en gözde bölümlerinden biri olsun, ama bu mesleğin  temsil edecek bir mesleki örgüt olmasın.  En azından kısa bir süre  öncesine kadar böyleydi. Bilgisayar Mühendisleri Odasından ( BMO)  bahsedeceğim bugün.

Bilgisayar Mühendisleri uzun zamandır Elektrik Mühendisleri Odasına  bağlı olarak çalışıyorlardı.  Ama  kendilerinin isteklerini dile getirecek bir platform yoktu. Günümüzde her yıl yaklaşık 5 000  Bilgisayar Mühendisinin öyle yada böyle  mezun olduğu düşünülürse böyle bir mesleki örgütün gereklilik olduğu artık kesindi. Bunun farkına varan ve EMO bünyesinde çalışmalarına devam eden bir  kaç gönüllü Bilgisayar Mühendisi geçtiğimiz yıl Bilgisayar Mühendisleri Odası’nı kurmak için çalışmalara başladılar.   Ülkemizde ki bir çok  üniversitenin Bilgisayar Mühendisliği Bölümlerinde gelip seminerler verdiler, çalışmalarından bahsettiler.  Ve  uzun uğraşlar sonucunda   2012-Haziran ‘da Bilgisayar Mühendisleri  Odası resmi olarak kuruldu.   Şimdi bu odanın  Bilişim sektörüne, yada Bilgisayar mühendislerine ne gibi getirileri olacak, yada götürüleri olacak mı onu   biraz kendi  açımdan irdelemeye çalışacağım.

Öncelikle Bilgisayar Mühendisleri Odasına karşı olmadığımı belirterek tespitime başliyorum. Ama bir takım çekincelerim var bu konuda.   En basitinden  BMO’nun  kuruluş raporunu okuduğunuzda karşınıza  şunlar çıkıyor

  •  Her Bilgisayar Mühendisi Diplomasını alan öğrenci BMO’ya kayıt yaptırmak zorunda kalacak, dolayısıyla  odaya kayıt yaptırmayan piyasada çalışamayacak.
  • Bilgisayar Mühendislerinin maaşı için alt bir taban belirlenecek. Bilgisayar Mühendisi Ünvanına sahip olan şahışlar bu maaşın altında çalıştırılamayacak.
  • Oda Bilgisayar Mühendisi ünvanına sahip olmayip   yazılım geliştiren   kişilerin Yazılım Mühendisi  gibi ünvanları kullanmasından da rahatsız, bunun önüne geçmeyi planlıyorlar. ( Bu maddenin altını çiziyorum , çekincelerim burada başlıyor).
  • Türkiye ‘de Bilgisayar Mühendisliği Eğitimi kaliteli bir şekilde verilemiyor.

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Lojik Devre Tasarımı Final Soruları

Bilgisayar Mühendisliği Bölümlerinin temel ve en zor derslerinden biri olan  Lojik Devre tasarımıdır. Bu ders farklı üniversitelerde farklı adlarla verilebilir. Sayısal Tasarım, Lojik Tasarım,Lojik Devre Tasarımı adıyla dersin verildiği üniversiteler mevcut 🙂

İstanbul Üniversitesinde Bilgisayar Müh. Öğrencilerine 2. sınıf  Güz dönemine verilen bu ders kesinlikle öğrenciler korkulu belası.   Dersi benimle beraber 200 kişiye yakın insan aldı ve geçenlerin sayısı gene çok fazla olmadı. ( Bende  çoğunluk gibi kaldım).   2011-2012 Güz döneminde dersin Finalinde sorular sorula aşağıdaki gibiydi.  Bu  blog yazısını hem kendime not olsun diye hemde yeni öğrenciler faydalansın diye yazma ihtiyacı duydum. Seneye çok lazım olabilir bu sorular ..

 

Lojik Devre Tasarımı 2011-2012 Final Sorular ve Cevaplarını Aşağıdaki Linkten indirebilirsiniz.

LojikFinal Soru Ve Cevapları

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Ayrık Matematik Ders Notları

Bilgisayar Mühendisliği Bölümü programlarında Ayrık Matematik yada Discrete Mathematic yada Vb. adlarla verilen dersin notlarıdır. Bir çok farklı üniversitenin  notunu barındırır.

İstanbul Teknik Üniversitesi  İstanbul Üniversitesi,Gebze Yüksek Teknoloji Ensütüsü, Anadolu Üniversitesi,Sakarya Üniversitesi,Maltepe Üniversitesi  notlarını barındırır.

Ders Genel Olarak Aşağıdaki Konu Başlıklarını Kapsar :

Devamını Oku

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Bilgisayar Mühendisliğinin Geleceği Hakkında Tespitler

Bundan  kısa bir süre önce Bilgisayar Mühendisliği Nereye Gidiyor ismi ile bir  blog girmiştim ve  ülkemizde Bilgisayar Mühendisliği eğitiminde ciddi sorunlar olduğunu ,  mezun olan bir çok öğrencinin işinin öneminin farkında olmadığını  ondan da  kötüsü kalifiye bir  mühendis olarak yetişmediklerini söylemiştim. Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi olarak ve  etrafımda olanlara bakarak tespitim bu şekildeydi.  Aradan kısa bir zaman geçtikten sonra  İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisiliği Bölümü Akademisyenlerinden Şadi Evren ŞEKER hocamızında bu konuda bir kaç gün önce yazdığını görünce hiç üşünmeden sonuna kadar okudum. Benim öğrenci gözünden yorumladığım olayları  hocamız bir akademisyen gözüyle derinlemesine incelemiş  ve deyim yerindeyse  müthiş tespitler yapmış.

Hocamız Şadi Evren ŞEKER  ‘in gerek piyasada ki tecrübeleri  ile  akademisyenlik  tecrübelerinin    birlikte yoğurulmasıyla ortaya  çıkan tespitlerini sizinle paylaşmak istiyorum. Umarım sizlerde benim gibi sıkılmadan okursunuz. Bu mesleğe gönül veren , bu mesleği yapmak isteyen herkesin pür dikkat okuması gerektiğine inanıyorum.

Devamını Oku

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Bilgisayar Mühendisliği Nereye Gidiyor ?

Son zamanlarda  kendime sık sık soruyorum bu soruyu ? Nereye gidiyoruz. Bir kaç yıl öncesine kadar bir çok üniversitede ki Tıp fakültelerini geride bırakarak en üst sıralamadan öğrenci alan Bilgisayar Mühendisliği bölümünde ki düşüş neye bağlı ?  Bilgisayar Mühendisliği eskisi kadar  popüler değil mi ?  

Bu mesleğe uzun yıllardır kafaya takmış  biri oldığum için yıllarca üniversite sınavında hangi üniversitenin hangi sıralamada  öğrenci kapattığını takip ettim. Yıllar boyunca Boğaziçi Üniversitesi,Odtü,İtü,Yıldız Teknik Üniversitesi,İstanbul Üniversitesi,Hacettepe Üniversitesi gibi ülkemizde en azından marka baznda çekiciliği  olan üniversitelerin bir kaç yıl öncesine kadar Bilgisayar Mühendisliği bölümleri neredeyse  bir çok Üniversitenin tıp fakültesi ile yarışıyordu. Yusuf Özcan YÖK başkanı olduktan sonra bir çok iyi işler yaptı YÖK’te . Ama bana kalırsa kötü icraatleri de yok değil.  Kontejanlar abartılı bir şekilde defalarca attırıldı.  Buna hükümetin her ile bir üniversite politikası da etkilenince ülkemiz  en azından bina bazında (!) bir çok üniversiteye kavuştu. Bu yeni kurulan üniversitelerin bir çoğu da Mühendislik  alanı içersinde kurulması  en maliyetsiz bölüm olarak göze çarpan   Bilgisayar Mühendisliğini gözüne kestirdiler ve aşağı yukarı hepsi bu bölümü açtılar.  Gerçektende Bilgisayar Mühendisliği bölümü ülkemizde ki bir çok üniversite mevcut.

Eskiden  sayılı üniversite bu programa sahipken  artık bir çok üniversitemizde Bilgisayar Mühendisliği programını görmek mümkün oldu. Üstelik son yıllarda sayısı baya bir artan özel üniversitelerde yine maliyet bakımından  avantajlı olduğu için  direk bu proramı açmaya başladılar. Üstelik devlet üniversitelerinde  fark ettikleri bir çok kaliteli hocayı astromik rakamlarla transfer etmeyi başardılar.  Sembol olarak kabul edilebilecek  Teknik Üniversiteler hariç  diğer üniversitelerde ki bir çok kaliteli hocaları bünyelerine katmayı başaran özel üniversiteler devlet üniversitelerinde ki Bilgisayar Mühendisliği alanına en büyük  yarayı açtılar bence. Bunun sonucunda ülkemizin kaliteli sayılabilecek okullarına gidip bu mudur yani kalite diyen bir çok öğrenciye şahit oldum. Gerek kendi okulum olsu, gerekse ülkemizin önemli üniversitelerinde öğrenim gören arkadaşlarım olsun hep kalitenin çok yüksek olmamasından şikayet ettiler. Peki gerçekten kalite sorunu var mı ?

Devamını Oku

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS