Skip to main content

Yeniden bloglamak

Çok uzun zaman olmuş buralara bir şeyler yazmayalım. Geçen o kadar sürede bir çok şey yaşadım. Gerek iş hayatında gerekse kişisel yaşamımda bir çok tecrübelerim oldu.  Herşey mükemmel olmadı elbet. Güzel anlarımız da oldu, sıkıntılı anlarımızda. Ama genel olarak İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünden mezun olduktan sonra kendimi geliştirdiğimi söyleyebilirim.

Mezun olana kadar çok az haşır neşir olduğum PHP tarafında ve Java Script tarafında oldukça fazla zaman geçirdiğimi söyleyebilirim. Tabi ki bunda Kitapyurdu.com gibi çok büyük bir projede çalışmanın etkisi büyük. Bir de çalışılan insanlar kaliteli olunca ister istemez insan daha önce yazdığı kodların çok yetersiz olduğunun farkına varıyor.  Yani  demek istediğim, nerede çalıştığınızın yanında, kimlerle çalıştığınızın da önemi büyük. Bu sebeple özellikle Kitapyurdu projesinde beraber çalıştığım iş arkadaşlarımın ve yöneticilerimin hakkını yiyemem.

Blog yazmadığım yeni teknolojiler öğrenmenin yanı sıra, yazdığımız kodları nasıl test etmemiz gerektiğimi öğrendiğimi düşünüyorum. Acı ama gerçek. Mezun olan her öğrenci gibi iş hayatında bende çalışıyorsa doğrudur mantığı ile bir süre hareket ettim. Ama o iş öyle olmuyormuş. Yazdığınız koda harcadığınız zamandan çok daha fazlasını teste ayırmanız gerekiyormuş.

Şu anda askerlik vazifemi yaptığım için bu tecrübeleri fazla aktarma fırsatım yok. Ama bu yazıyı yazarak üç yıllık bir aralığa son vermek benim için önemliydi. Devamı da gelir diye düşünüyorum.

Şimdilik hoşçakalın…

 

Aytaç CİCİ

 

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Asp.Net Kişisel Blog Projesi Kaynak Kodları

Merhabalar ;

Projelerle dolu yorucu bir  eğitim öğretim yılının ardından  sınav döneminin de neredeyse sonuna geldiğimize göre sanırım bloguma daha fazla vakit ayırabilirim.

2012-2013 Bahar döneminde  Web Programlama adıyla  İstanbul Ünivesitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden aldığımız derste  değerli hocamız Yrd. Doçent Doktor Selçuk Sevgen tarafından  Asp.Net projesi yapmamız istendi.   İlerde bir takım halinde çalışacağımız da düşünülerek bir takım oluşturmamız ve projeyi birlikte yapmamız istendi.

Proje olarak  Asp.net alt yapısını kullanarak basit bir Kişisel Blog sitesi yapmayı seçtik. Grup 3 kişiden oluştu  Ömer Özdemir , İlyas Yılmaz ve bendenizden oluştu.

Bu kişisel Web Sitesi kodlanırken temel özellikler baz alındı. Teknoloji olarak Asp.Net   ve Microsoft Acces  veri tabanı alt yapısı kullanıldı. Aşağıdaki bir takım özelliklere  sahip .

  • Admin Girişi
  • User Girişi
  • Konu Ekleme , Silme , Güncelleme
  • Kategori Ekleme, Silme
  • Kullanıcı girişi yaparak konu altına yorum yazma .
  • Admin girişiyle yorumları düzenleme , silme , güncelleme
  • Yeni Üye Kaydı

gibi temel işlemlere cevap verebilmektedir.

Devamını Oku

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Bilişim Dergi Geri Dönüyor !

İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümün öğrencilerinin ve  İ.Ü Bilgisayar Mühendisliği Bilgisayar Kulübü’nün desteğiyle 2008 yılında yayın hayatına başlayan ve geçen yıla kadar başarılı bir şekilde yürüyen  Bilişim Dergi   yaşadığı bir takım şansızlıkların ardından yayın hayatına yeniden başlıyor.

Bilişim Dergi  ortaya çıktığında ben henüz daha İstanbul Üniversitesi öğrencisi değildim, ama o zamanlarda dergiyi takip etme fırsatı buldum. Özellikle 2009 yılında Bilişim Dergi her ay aralıksız mükemmel sayılar yayınlıyordu bizde kendilerini internet ortamından takip ediyorduk.  2011 yılına kadar bir şekilde sayı çıkartmayı başaran dergi ondan sonra bir durgunluk dönemine girmişti ki  bu durumu farkeden bir kaç arkadaşımız harekete geçtiler. Ve  Bilişim Dergi’nin tekrar yayın hayatına başlamasına karar verildi.

Bilişim Dergi’nin  gerekli bir proje olduğunu , bölümün hareketliliği ve sinerjisine katkı sağlayacağını her platformda savunuyordum. Geçen yıldan beri  ne zaman Bilişim Dergi aklıma gelse dergini editörlüğünü yapan Ercan Zengin‘ e   yakınıyordum. Dergi için bir atak yapılması gerekiyordu , ve bu atağın içinde yer almak istiyordum .  İşte ben bu duygularla yeni eğitim öğretim  dönemine başlarken bölümden bir iki arkadaşımızın bu konu üzerinde çalıştıklarını duydum.  Bir toplantı ayarlandı ve Ercan Zengin  anlattı biz dinledik.  Toplantıda  bir takım kararlar alındı, nasıl bir Bilişim Dergi profilinin olacağı belirlendi,  özellikle bölüme yeni gelen arkadaşların bu konuya heveslendirilmesi için neler yapılabileceğinden bahsettik. Çünkü önemli olan şimdiyi kurtarmak değildi. Nitekim Bilişim Dergi zaten  zamanında oldukça başarılı olmustu, ama dergiyi çıkaran arkadaşlar özellikle okulda son yıllarına girdiklerinde yeterli vakit ayıramadılar. Muhtemelen  bizde ayıramayacağız işte bu yüzden arkamızdan gelenlerin bu konu hakkında hevesli olmaları, ve bu işin önemini kavramaları gerekiyor. Bu konuda yapılması gerekenler hakkında konuştuk.

Devamını Oku

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Algoritma Analizi Belası Üzerine

Bir mühendis ile tekniker arasında ki ince çizgiyi ayıran bir ders gösterin deseler , kendi alanım için kesinlikle ilk olarak söyleyeceğim ders Algoritma Analizi (Algoritm Analysis) olur.  Bu dönem aldığım 9 dersten sadece biri , ve nedense beni en çok korkutan derste bu ders. Bunda birazcıkta bölümün  derslerin verildiği dönemleri  değiştirmesininde etkisi var. Daha önceleri 4. sınıf dersi olarak verilen bu ders dönem 3. sınıf dersi olarak verilmekte.  Fakat bu dersi almadan önce alınması gereken ders olan Veri Yapıları dersini de biz bu dönem aliyoruz. Sıkıntıda burada başliyor. Daha arama algoritması nedir, sıralama algoritması nedir bilmeyen öğrenci bu öğrenmediği şeyleri analiz etmeye kalkınca ortalık karışıyor.  Üstelik derste  %100  İngilizce olarak verilince pek bir şey anlaşılmıyor.  Hocamız da yabancı olduğu için  anlayamadığımız yerlerin Türkçe açıklamasını da  alamıyoruz doğal olarak.  🙂

Böylesine önemli bir dersin İngilizce olarak verilmesine karşıyım. Aslına bakarsanız bu tip zorunlu derslerin İngilizce olarak verilmesine karşıyım. Ülkemizde gerek hazırlık sınıflarında olsun, gerekse İlköğretimden itibaren gördüğümüz  İngilizce derslerinde olsun verilen eğitimin kalitesi tartışılır. Tabi ki çok iyi şekilde bu eğitimi veren yerlerde vardır ama istisnalar kaideyi bozmaz.  Bizim okulumuzun hazırlık eğitimi malesef bu istisnalar bölümüne girmiyor.  Yeterli İngilizce donanımına sahip olmayan öğrenci bu tip derslerde çok zorlanıyor. Çoğu hocamız Türk olduğu için ders ingilizce dahi anlatılsa anlamadığımız yerler Türkçe olarak kısaca anlatılıyor  ama Algoritma analizi için bu geçerli değil.  Bu dönem dersi açan Savio Tse  dersi her ne kadar iyi anlatsa da dersi alan öğrencilerin bir coğu ( ki buna bende dahil ) anlatılanları anlamakta güçlük çekiyoruz. Gerek İngilizcemizin yetersizliği olsun, gerekse bir coğumuzun Veri Yapıları dersini henüz daha yeni alıyor oluşundan olsun sıkıntılar mevcut.  Kısacası zor bir dönemin en zor dersi olarak göze çarpan Algortima Analizi o kadar çok   korkuttu ki beni gördüğünüz gibi bloguma konu dahi olabiliyor.   Bu konuda yardımıma koşan tek kaynak  M.I.T’nin  Algoritma Analizi dersini Tükrçe’ye çeviren AçıkDers.Org sitesi sanırım.

Ne diyelim , Allah yardımcımız olsun.

 

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Yeni Bir Döneme Başlarken

Uzun süren bir yaz tatilinden sonra sonunda yeniden okullu oluyoruz.  Önceki gün ders kaydımı yaptırdım ve İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünün  3. sınıf öğrencisi odum . Dikey Geçiş öğrencisi olduğumdan dolayı geçen yıl 1 ve 2.sınıfı ortak almıştım ve buda benim  biraz zor zamanlar yaşamama sebep oldu. Ders çakışmalarından dolayı  bir çok dersi hiç alamadım bile ,  aldıklarımın bazılarından malesef kaldım  , muaf olmam gereken derslerden muaf edilmeyerek  bildiğim   şeyleri bir daha tekrarlamak zorunda kaldığımda  oldu 🙂 Velhasıl   özellikle 2. sınıf ikinci doneminden hiç dokunamadığım 3 dersim olsa dahi gerekli ortalamayı sağlayarak 3. sınıf oldum.

Bu tatil sürecinde okulumuzda da köklü değişiklikler oldu diyebilirim. Önümüzdeki yıllarda  İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliğini tercih edecekler  kesinlikle daha iyi şartlarda , daha iyi bir müfredatla eğitim göreceklerine emin olabilirler. Donanım Labaratuvarları konusunda ki sıkıntılarda giderilse  bölüm   olarak  okulun adının hakkını verecek kaliteye ulaşılacağını düşünüyorum.

Yapılan değişikliklerde kısaca bahsedelim biraz. Öncelikle eğitim müfredatının baştan sona gözden geçildiğini söyleyebiliriz.  Bir çok ders kaldırıldı, veya kredisi düşürüldü , onların yerine günümüz teknolojilerine daha rahat hükmetmizi sağlayacak dersler koyuldu. Özellikle seçmeli  ders  sayısının artması bir alanda  profesyonelleşmek isteyen öğrencilerin işine yarayacak gibi görünüyor. Özellikle son yılda ki bütün derslerin seçmeli olması sağlanmış bu şekilde öğrenci ilgi duyduğu alana yönelerek , ilgi duyduğu konulardaki dersleri alacak ve o konuda uzamanlaşma  alanında ilk adımını atmış olacak .

Bölüm bilindiği üzere en az %30 ingilizce ders içermek zorunda. Ama seçmeli derslere baktığınızda mezun olan bir öğrencinin neredeyse derslerin yarısını İngilizce olarak almak zorunda kaldığını görüyorsunuz.  Bilgisayar Bilimleri konusunda ki Türkçe kaynak kıtlığını göze alacak olursak öğrencilerin  İngilizce seviyelerini yüksek tutmaları gerektiğini özellikle 2. sınıftan sonra anlayacağını ve buna uygun bir program düzenleyeceklerini rahatlıkla söyleyebilirim. (Kendimden biliyorum 🙂 )

Benim dikkatimi çeken en güzel gelişme ise Bilgisayar Mühendisliğine Giriş dersinin kredisinin 2 y’e indirilmesi diyebilirim. Bahsedilen ders  daha önce Bilgisayar Mühendisliğine Giriş 1 , Bilgisayar Mühendisliğine Giriş 2 adıyla iki dönem şeklinde veriliyordu .  Ve bu dersin içeriği  çok fazla şeyi kapsıyordu.  Ders 2  krediye indirilerek  temel Bilgisayar bilgilerinin verilmesi sağlanmış ve  yerine Introduction to Algorithms  dersi getirilerek  öğrencilerin algoritma tasarımına daha hakim olması sağlanmış gibi görünüyor. Muhtemelen Algoritmalar  öğrenilirken  yine C dili kullanılacak . Bilgisayar Müh. Giriş 2 dersi yerine İse Introduction to Programming dersi getirişmiş. Burada ilk dönem verilen bilgileri üstüne katılarak yine C dili kullanılarak  uygulama üzerine gidileceğini düşünüyorum.  Özellikle  1. sınıfta yapılan bu köklü değişiklikler bundan sonra gelecek olan  öğrencilerin daha iyi bir Yazılımcı olabileceğinin bir göstergesi olabilir. Ülkemizde Bilgisayar Mühendislerinin genellikle piyasada yazılımcı olarak çaliştığını düşünürsek bu alınan karar oldukça yerinde diyebiliriz.

Bu değişiklerin bölümü biraz hareketlendirmesi ve hakettiği değeri görmesini sağlaması dileğiyle 🙂

 

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

DGS Sıralama Tespit Robotu

2 yıllık ön lisans bölümlerinden 4 yıllık lisans bölümlerine geçiş amacıyla  ÖSYM tarafından yaplan Dikey Geçiş Sınavı (DGS) ‘nın sonuçları geçtiğimiz günlerde açıklandı. Bir çok öğrenci geçen yılın taban puanlarına bakarak tercih yapmaya çalişacak ama Dikey Geciş Sınavı için bu bir hatadır. Çünkü puanlar bu sınav için değişiklik göstermektedir. Örneğin 2010 Dikey Geçiş Sınavında Sayısal alanında 1. olan öğrenci  302 pun alırken  , aynı sınava 2011 de giren ve yine sınavda Sayısal alanda birinci olan öğrenci 317 puan almıştır.

Bu verileri göz önüne alarak tercih yapacak öğrencilerin puanlardan ziyade yerleşmek istedikleri programın önceki yıl  en son kaçıncı sıradan öğrenci aldığını  göz önüne alarak  tercihlerini yapmaları gerekmektedir.  İşte bu amaçla küçük bir PHP script hazırladım. Bu minik robot ile yerleşmek istediğini programın geçen yılki taban punanı  girerek , bahsi geçen programın kaçıncı sıralar arasında öğrenci almayı durdurduğunu tespit edebilirsiniz.

Tercih yapacak adaylara yardımcı olmasını dileğiyle. Robota aytaccici.com/dgs2012 adresinden erişebilirsiniz.

 

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Zend Coding Eklentisi ile kodlamak çok daha hızlı !

Bazen HTML ile kodlama yaparken aşırı derecede  sıkıcı olabiliyor. Kodların uzunluğu iç içe geçmesi  sıkıntı yaratabiliyor. Üstelik bildiğiniz kodu  yazmak bile sıkıcı olabiliyor kimi zaman.  Örneğin  bir 4 seçimli Checkbox grubu oluşturacağımızı düşünelim  her bir Checkbox için ayrı ayrı kod yazmanız lazım yada bir tane yazıp Copy-Paste yöntemi ile coğaltacaksınız. Ama son zamanlarda keşfettiğim bir eklentiyle artık bunada gerek kalmadı.

Ben bu eklentiyi HTML kodlarken kullanıyorum. Çok işime yaradığımı söyleyebilirim.  Bir çok  program tarafından destekleniyor. Bu programlar arasında Dreamweawer , NotePad++ gibi  popüler programlarda var. Peki bu eklenti tam olarak ne işe yarıyor.  Örneğin   bir form içine 5 adet Textbox yerleştirmek istediğimizi düşünelim. Bunu klasik yöntemle yapmak zor değil ama uzun olacaktır  Copy-Paste kullansak bile sıkıcı gelecektir.Aynı kodu kısacık şekilde yapmak hoş olmaz mı ?

Devamını Oku

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Bilgisayar Mühendisleri Odası Nasıl Bir Katkı Sağlayacak

Bir meslek düşünün onlarca yıldır ülkenin en çok istenilen , en çok hayali kurulan  , üniversitelerimizin en gözde bölümlerinden biri olsun, ama bu mesleğin  temsil edecek bir mesleki örgüt olmasın.  En azından kısa bir süre  öncesine kadar böyleydi. Bilgisayar Mühendisleri Odasından ( BMO)  bahsedeceğim bugün.

Bilgisayar Mühendisleri uzun zamandır Elektrik Mühendisleri Odasına  bağlı olarak çalışıyorlardı.  Ama  kendilerinin isteklerini dile getirecek bir platform yoktu. Günümüzde her yıl yaklaşık 5 000  Bilgisayar Mühendisinin öyle yada böyle  mezun olduğu düşünülürse böyle bir mesleki örgütün gereklilik olduğu artık kesindi. Bunun farkına varan ve EMO bünyesinde çalışmalarına devam eden bir  kaç gönüllü Bilgisayar Mühendisi geçtiğimiz yıl Bilgisayar Mühendisleri Odası’nı kurmak için çalışmalara başladılar.   Ülkemizde ki bir çok  üniversitenin Bilgisayar Mühendisliği Bölümlerinde gelip seminerler verdiler, çalışmalarından bahsettiler.  Ve  uzun uğraşlar sonucunda   2012-Haziran ‘da Bilgisayar Mühendisleri  Odası resmi olarak kuruldu.   Şimdi bu odanın  Bilişim sektörüne, yada Bilgisayar mühendislerine ne gibi getirileri olacak, yada götürüleri olacak mı onu   biraz kendi  açımdan irdelemeye çalışacağım.

Öncelikle Bilgisayar Mühendisleri Odasına karşı olmadığımı belirterek tespitime başliyorum. Ama bir takım çekincelerim var bu konuda.   En basitinden  BMO’nun  kuruluş raporunu okuduğunuzda karşınıza  şunlar çıkıyor

  •  Her Bilgisayar Mühendisi Diplomasını alan öğrenci BMO’ya kayıt yaptırmak zorunda kalacak, dolayısıyla  odaya kayıt yaptırmayan piyasada çalışamayacak.
  • Bilgisayar Mühendislerinin maaşı için alt bir taban belirlenecek. Bilgisayar Mühendisi Ünvanına sahip olan şahışlar bu maaşın altında çalıştırılamayacak.
  • Oda Bilgisayar Mühendisi ünvanına sahip olmayip   yazılım geliştiren   kişilerin Yazılım Mühendisi  gibi ünvanları kullanmasından da rahatsız, bunun önüne geçmeyi planlıyorlar. ( Bu maddenin altını çiziyorum , çekincelerim burada başlıyor).
  • Türkiye ‘de Bilgisayar Mühendisliği Eğitimi kaliteli bir şekilde verilemiyor.

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Sony Xperia Neo V Andorid 4.0.4 Güncellemesi

2011’in sonlarında  ihtiyaçlarıma cevap veremeyen Türkcell T10’u deyim yerindeyse kardeşime kakalayarak kendime Sony Ericson Xperia Neo  V model bir telefon almıştım. Telefonu almamda ki en büyük sebep Türkcell T10 ile haram olan Andorid  işletim sistemi keyfini daha makul seviyere çekmekti. Bunun dışında  Xperia Neo V gerek tasarımıyla,gerek ses kalitesiyle,fiyatıyla diğer modellerden daha çekici geliyordu bana.  Cihazin  “beni al ,beni al” diyen bir şeyleri vardı sanki 🙂 Ve dayanamadım gittim aldım , üstelik bir kaç gün beklememek için biraz fazla ödeyerek yaptım bu işi.

 

Telefon   yine piyasada bulunan Xperia Neo’dan farklı olarak 5  Megapiksellik bir kameraya sahip. Ve bu kamera ile oldukça tatminkar sonuçlar elde edebiliyorsunuz. Üstelik Panoromik çekim özelliği de cabası. Ben telefonu aldığımda üzerinde Andorid Gingerbread kuruluydu.  Bir süre sonra Andorid  Ice Cream Sandwich ( Andorid 4.0)  duyuruldu  ve Sony firması Xperia Modellerini  Andorid 4.0 ‘a güncelleyeceğini duyurdu. Tarih olarak ise Mart-Nisan ayı  gibi bir şey söylemişlerdi.  Bir çok  şirket telefonlarında güncelleme vadetmezken Sony’in bu tavrı süphesiz ki alkış aldı.

Devamını Oku

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Gerede Meslek Yüksek Okulunu Özlemek

Bazen  film şeridi gibi geçer yaşadıklarınız gözlerinin önünden.  Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin , bazen ansızın çok şey hatırlayabilirsiniz.  2006 yılında  birazcık zoraki gititğim ama çok güzel  2 yıl geçirdiğim ve hayatımda önemli bir yer tutan Gerede Meslek Yüksek okulu geldi mesala aklıma bugun 🙂

Aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz minik bir okul yüreğinizde kocaman  bir yer kaplayabilir. Öylesine büyük bir yerdir ki bu yerini ülkenin en büyük Üniversitelerinden birinde eğitime devam etmek bile dolduramaz.

 

Meslek Lisesini bitirdikten sonra dönemin sınav sisteminde hiç bir şey yapamadığımız için tek şansımızdı Meslek Yüksek okulu. İlk sene tercih yapmayan ben  doğal olarak  yakınımdaki Kocaeli Üniversitesini de elimin tersiyle itmiş bulunuyordum. İlk yıl tercih yapmayarak  bir daha ki yıl ki sınavsız geçişimi bir anlamda zorlaştırıyordum.

Yaşadığım kentin Üniversitesi olan Kocaeli Üniversitesine geçiş yapamayacağımı önceki yıl aldığım yanlış kararla kesinleştirmiştim. Ve tercih yapabileceğim farklı üniversitelere bakınmaya başladım. Kılavuzda GEREDE ismi gözüme çarptı. 🙂  Gerede’yi daha önce futbol kulüplerinin kamp mekanı olarak kafama bellediğimden başlarda yazmayı düşündüm ve sanırım 4. tercihim olarak  İzzet Baysal  Üniversitesi Gerede Meslek Yüksek Okulunu   ÖSYM’ye  bildirdim. Benimle beraber 3 Lise arkadasım daha aynı okulu yazdık . Sonuçlar  açıklandığımda paralel tercih yapan arkadaslarımın ikisiyle beraber Gerede MYO’ya yerleşmiştik.

Kaydımızı yaptırdık öğrenime başladık .   Bir yere alışmak zordur ve bu zorluk ilk başta herşeyin ters gitmesine sebep olabilir. Nitekim bizimle birlikte Gerede MYO’ya yerleşen arkadaşlarımızdan bir tanesi  henüz daha ilk yıl sona ermeden Kocaeli’ye geri dönmüştü bile. Bir kişi eksilmek ilk başta kötü gelmişti ,insan düşünüyor tabi  yabancı insanlar, kücük bir ilçe. Ama hiç bir şey beklediğim gibi olmadi, Bir kişi kaybetmiştim belki ama o kadar güzel insanlar kazandım ki o   bir kişinin yokluğunu hissettirmeyen. ..

Devamını Oku

Share and Enjoy

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS